Biz iyi ki o ülkede yaşamıyoruz 09.06.1998

Şimdiki zaman içinde, kocaman bir ülkede, kocaman kocaman adamlar, hasbelkader başlarında oldukları insanları küçücük gördüklerinden, ettikleri kocaman lafları. Onların anlayamayacağını düşünür, gündemde kalmayı sürdürürlermiş. Çünkü o ülkenin kocaman kocaman gazeteleri ve televizyonları,
söylene söylene küçülmüş bu kocaman lafları yeniymiş gibi manşetlere çekerlermiş.
O ülkede ‘’seçim” sözcüğü de hiç bir dönem eksilmezmiş. Seçilenler, kendilerini yenileme cesaretini gösteremeyecekleri için bu konuda bağıra bağıra seslerini kısarken, zaten sesleri kısılmış”seçenler”, aynı insanların ya da benzerlerinin önlerine gtirileceğini bildiklerinden,”olsa da hoş,olmasa da” edasıyla,en iyi bildikleri şeyi yapar, “kuzu gibi dinlemeyi” sürdürürlermiş. Bilmezlikten gelirlermiş herkes birbirini iyi bilirmiş de, bilmezlikten gelirmiş…kocaman yasa kitapları varmış o ülkenin, kocamanların küçük gördükleri uysun diye konmuş yasalar varmış içinde…
Tanıyanlara uygulanırmış yasalar. Yasa tanımazlara, kimse “niye tanımadığını” soramazmış. Çünkü “ülkenin milli menfaatleri için yasa tanımazlar” diye bir grup oluşmuş zaman içinde. Kocaman adamların küçük maşaları, “kahraman diye bağırdıkça onlara, onlar da ilerlermiş “kocaman olma” yolunda. Tekerlek raydan, insanlar zıvanadan çıkmayagörsün bir kere…
Belli olmazmış artık o ülkede, kimin eli kimin cebinde…
İhaleleri, cezaevleri, yeni yeni de futbol kulüplerı ve bazı otelleri mafya ele geçirince, her zaman olduğu gibi “susmak” düşmüş bizim seçenlere. O ülkede ekonomik menfaatler ideolojileri öldürünce, birbirine karışmış siyasi partileri. Çünkü hepsinin içinde ve arkasında, yönlendirenleri, müteahhitleri…
En karlı işmiş o ülkede devlet ihaleleri. Seçenlerden, memurlar ve işçiler, “bilmezmiş” gibi yaşananları, hiçe sayıp ortak çıkarlarını, aç karnına ayrı ayrı yürür aynı yolda, destek olurlarmış bu kocaman sahtekarlara, farkında ola ola…
İnfazlarını adliye koridorlarına, adaleti çek senet mafyasına, yasaları çıkarmayı bir başka bahara, ertelemişken bu ülke, yine bir “seçim” lafıdır. Almış yürümüş. Yine beklemeye” geçmiş ülke…
Bu bekleyişten, mutlu olmuş kocaman binalardaki küçük adamlar…
Hesaplar yapmaya başlamış bir kısmı: “Bizdemi soyunsak artık siyasete…? Daha önce kocaman olmuş küçük adamlarsa, düşünmeye başlamışlar kara kara: “Seçilmek için, gidecek yine bir sürü para…” Daha çoğu,sermayeyi bile kurtaramamışken, “seçimin ne anlam var”sa… Ve yine ve herzaman olduğu gibi
izliyormuş “seçenler” sessizce ve az da olsa soruyorlarmış: “Aynılar gelecekse
ne gerek var seçime?” Kocaman ülkenin kocaman insanları ile o kocamanların küçücük gördüğü vatandaşları,birlikte tüketmeye devam ederlermiş ülkeyi…
Biz iyi ki orada,o kocaman ülkenin küçük insanları ile yaşamıyoruz(!)