Bütün zaferler unutulur! 19.06.1998

Binlerce yıldır, Romalılar savaşlardan zaferle dönünce,büyük törenlerle karşılanmanın onurunu yaşadılar,işgal ettikleri ülkelerden, yanlarmda trampetçiler, müzisyenler ve acaip hayvanlar getirdiler, savaş arabaları hazineler, ele geçirilen
silahlar ve halılarla doluydu, Kumandan, zafer arabasmda dolaşırdı, Esirler, zincirli olarak arkasmdan yürürdü, Bazen beyazlar giymiş çocukları, arabada onun yanmda olurlardı veya yarış atlarma binerlerdi. Köleler, kumandanın arkasında durur, altın bir taç tutarlardı ve kumandanı fısıldayarak uyarırlardı:”Bütün zaferler unutulur
ve geçicidir!” General Patton filminin sonunda General, hayal kırıklıkları içinde yürürken, fondaki bu sözler, ilk izlediğim gün etkilemişti beni. Ve yaşamımda defalarca örnek verdiğim bu sözleri, hep kendi kulağıma fısıldadım: “Bütün zaferler geçicidir ve unutulur!” Şana, şöhrete ve zenginliğe kapılıp, bütün bunlar kalıcıymış gibi kararlar almasın diye, kumandanların kölelerine emrederek bu geçiciliği hatırlattırması, kendilerine olan güvensizliklerinden değil, insanı tanımaktan, kaynaklanıyordu elbette. Bu yazıyı, an azından o kısmı kesip saklayın. Çünkü herkesin,”kendini şımartacak” bir zaferi vardır yaşamında. Duyması ve hatırlatılması
gerekenler olabilir. Düşünün bir kere; bizdeki”kongre başbakanları”na, parti genel başkanlarına ya da bakanlara, bürokratlara, sanatçılara ve kendilerini sanatçı sayan “zanaatkar”larımıza, kendilerini unutmamaları için böyle bir uygulama başlatsak ve kulaklarma fısıldayacak köleleri, “yalakaları” içinden seçsek bile, küçümsenmeyecek bir “yalaka-köle ordusu”na sahip olabiliriz. Onun için kesip saklayın bu yazıyı. Gerekli yerlere de gönderin. Gönderin ki, bakan olduğunu radyodan öğrenmeden önce, yolda vatandaş gibi yürüyüp, aracı ile trafikte beklerken, bir gün sonra, bir koruma ordusu ve siyah mercedesleri ile bize günü zehir etmesinler. Hatırlatın ki, parayla kazanılan seçim zaferleri “ihale takipçiliği”yle pekiştirilmesin. Söyleyin ki, devlet kadroları ulufe gibi dağıtılmasın. Bir kereden anlamazlar, defalarca anlatın ki zaferleri de, hesap sorulmayan bu dönemde gelip geçecektir. Artık imparatorun kulağına fısıldayan köle, tek degil…Çağın tüm enstrümanları, raydosu, televizyonu, gazetesi, dergisi, sineması, telefonu, ne kadar yanlış ve eksik de söylese, bozuk bir saat misali günde iki defa doğruyu söylemekte, “zaferleriniz geçicidir” demekte. Arkasında halk desteği olmadan kazanılan zaferler, tarihe geçmezler. Kahramanları ise,”kurşun asker”lerdir. Anlayamadan yaşamın gerçeğini, göçüp giderler.