ibn-i Haldun’un kulakları çınlasın 15.05.1996

ibn-i Haldun’un kulakları çınlasın 15.05.1996

Siyasal Bilgiler Fakültesi’ndeki hocam

Ümit Hassan, yanlış bir şey yazarsam
bağışlasın…
İslam Düşünürü İbn-i Haldun, devletlerin
ömrünü yüz yirmi yıla, bunu da dört döneme
ayırıyor.
” Birinci dönemde” dağdaki dinamik barbar
kavim, savaşçılığıyla, yerleşik bir kavmi
yeniyor, kendi devletini kuruyor.
Yerleşme tamamlandığında, yani “ikinci
otuz yılda”, hükümdar, iktidara beraber
geldiği ve üstlerinde otoritesi kalmadığı kişileri
harcıyor.
” Üçüncü dönemde”, yeni kurulan ekip,
yükseliş dönemini başlatıyor.
” Dördüncü ve son dönemde”, önceki
dönemin başarısını yiyen ekip ve Laçka bir
yönetim hakim oluyor.
” Ve yüz yirmi yılın sonunda” başka bir
barbar kavim, yerleşikliğin aymazlığını
yaşayan bu devleti yıkıyor ve “süreç yeniden
başlıyor.”
Bunu, süreyi kısaltarak “şirketlere” de
uygulayabilirsiniz.
Yani; devletlerin ilk kuruluşundaki “sonsuza
kadar yaşayacaktır” sözleri geçersizdir!..
Aynı sınırlar kalabilir, ama yönetim biçimleri
mutlaka değişir.
Cumhuriyeti Ulusal Kurtuluş
Mücadelesi’yle başlatırsanız, “son döneme
girmiş” gibi görünüyoruz.
Görüntüler de, gazete ve televizyonlardaki
haberlere yansıyor.
Kardeşler, yeğenler , kocalar,
arsalar, yalılar, villalar,
açılan kasalar, bulunan defterler,
örtülü, örtüsüz ödenekler…
Süre doldu mu ne?..