
Şunun şurasında
kaç gün kaldı seçimlere?
Sıralamada yerini beğenen adaylar,
“yaz sıcağı” demeden
Ve kravatlarını bile gevşetmeden
köy köy,
mahalle mahalle dolaşıp,
oy istiyor.
Genel başkanlara olan kızgınlıkların
faturasını ödeme pahasına,
yüzleşiyorlar seçmenle.
Heyecanlılar yani.
Gazeteler, televizyonlar
araştırma şirketleri
paylaşıyorlar aynı heyecanı.
Heyecanlı olmayan birileri varsa,
o da seçmenler.
Yani iktidarın belirleyicileri
susuyor.
Nerede o eski
hararetli tartışmalar?
Birbirlerini etkilemek için
olanca gücüyle ve elindeki tüm imkanlarla
konu komşuya ikna turları düzenleyenler.
Sorarsanız,
söylüyorlar.
Ortak sorunlardan söz ediyor,
ancak sonuca gelmiyorlar.
Zorlarsanız söyledikleri
tercihlerin de
doğru olduğundan emin olamıyor insan.
Bu yüzden bu seçimlerde
kamuoyu yoklamaları dahil
herkes yanılacak gibi.
Sürprizlere
kimse şaşırmasın!
———-Peki Neden?———-
Seçim kararı verildiğinde,
hareketlenen seçmen
aday listelerinin belirlenmesinden sonra,
suskunluk ve çaresizlik içine düştüyse
bunun suçunu
siyasal partilerde aramak gerekiyor:
- Merkezde olma iddiası
bir araya gelmeyecek adayları
bir araya getirince,
yani ilkesizlik egemen olunca listelere,
susmuş olabilirler.
- Cem Uzan dışında
somut öneriler getirmeyen,
hatta uçuk buldukları vaatlerini,
AKP dışında diğer partilerde,
kullanmaya başlayınca
“neler oluyor” demiş olabilirler.
-Terörün yükselmesiyle
ivme kazanan MHP’nin sloganları
CHP mitinglerinde de atılınca,
belirsizliğe düşmesi
normal gibi görünüyor seçmenin…
Bu örnekler çoğaltılabilir
ve çoğalıyor da.
Yine yeniden “oy kullanmayabiliriz” söylemleri
hızla artıyor.
Görünen o ki,
Cumhurbaşkanlığı krizini iyi yönetemeyen AKP
seçimin,
rejimin kaderini belirleyecek
bir seçim olmadığını anlatma konusunda
başarılı olmuş gibi.
“Akdeniz’de ne oluyor” derseniz,
Türkiye’de ne oluyorsa, o.
Ak Parti birinci parti ama
öyle kamuoyu yoklamalarında çıktığı gibi değil.
Yüzde 30-32 civarlarında.
CHP tüm çabalara
ve ordu desteğine karşın,
yüzde 19-20.
MHP yüzde 10-11
ve baraj çizgisinde
bir Genç Parti.
“Gerisi nerde” derseniz, “bu seçmenin”,
sözünü ettiğimiz
o sürprizi
yapmaya hazırlanıyor.
Tayfun TALİPOĞLU