Keşke o kadar basit olsaydı kaybettiklerimiz 26.06.1996

“Bir gün insan “virgül”ü kaybetti. O zaman “zor ve uzun” cümlelerden “korkar” oldu.
Ve “basit” ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince, “düşünceleri de
basitleşti.” Sonra “ünlem” işaretini kaybetti. “Alçak bir sesle” ve ses tonunu
değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne birşeye “kızıyor”, ne de bir şeye
” seviniyordu.” Hiçbir şey onda “en ufak bir heyecan” uyandırmıyordu.
Bir süre sonra da “soru işaretini” kaybetti. Ve artık “soru sormaz” oldu.
Hiçbir şey onu “ilgilendirmiyordu.” Ne evren, ne dünya ne kendisi “umurundaydı.”
Birkaç yıl sonra “iki nokta üst üste” işaretini kaybetti. Ve “olayların nedenlerini” başkalarına açıklamaktan “vazgeçti.” Ömrünün sonuna doğru elinde yalnlz “tırnak
işaretleri” kalmıştı. “Kendine özgü tek düşüncesi yoktu.” Yalnız başkalarının düşüncesini aktarıyordu. “Düşünceyi unuttu” ve böylece “son noktaya” erişti. ”
” A. Kanevsky” böyle düşünmüş yıllar önce. Bugün katılmamak elde değil. Yaşarken
yitirdiklerimizin, aslında kocaman değerler olduğunu farkettiğimizdeyse elimizde kalan sadece “İki parantez” değil mi?.